Köprü Anasayfa

Mayıs-Ağustos 2018

"Köprü" 140. Sayı

  • Editörden

    Editorial

    Mehmet Kaplan

    Uzm. Sosyolog, Risale-i Nur Enstitüsü

    Köprü’nün 140. sayısında birbirinden keyfiyetli ve alanına katkı sunan çalışmalar ile karşınızdayız. Bu sayımızda da farklı konular üzerine yazılmış makalelere yer verdik. Dergimizde toplam dokuz adet çalışma yer almaktadır. Sekiz makale ve Risale-i Nur’dan hadisler hakkında seçme metinler yer almaktadır.

    İlk makalemiz Av. Ahmet Nazlı tarafından kaleme alınan “İttihad-ı İslamcılığın Doğuşu ve Risale-i Nur’da İttihad-ı İslam” başlıklı yazıdır. Çalışmada, Osmanlı devletinin son dönemlerinde ortaya çıkan ittihad-ı İslam fikrinin doğuşu ve gelişmesi; hilafet, Türkçülük, Osmanlıcılık, Panislamizm ve ümmetçilik gibi fikirlerin ittihad-ı İslam ile ilişkileri ve bu konuda 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başındaki tartışmalara yer verilmekte. Ve bu ortamda, ittihad-ı İslam fikrini savunmanın aslında bir tür “siyasal İslamcılık” olduğu ifade edilmektedir. Makale ittihad-ı İslam düşüncesinin siyasal İslamcılığın bir yansıması ve modern, siyasal bir düşünce olduğu tezini ileri sürmektedir.

    Prof. Dr. Adem Dölek, “Sünnetin Muhafaza ve Müdafaa Edilmesi” isimli makalesinde Resulullah (aleyhisselatu vesselam)’dan kavlî, fiilî ve takrîrî olarak nakledilen her şeye “sünnet”, bunun yazılı vesikalar hâline getirilmesine de “hadis” denildiğini ifade etmekte ve sünnetin muhafaza edilmesinde etkili olan amiller, hadislerin yazılı olarak tespiti ve muhafaza edilmesi, sünnetin ameli mütevatir olarak nakledilmesi, hadislerin tedvin edilmesi ve hadislerin muhafazası için yapılan yolculuklar üzerinde durarak sünnetin ve hadisin müdafaası için nasıl titiz davranıldığını gösteren bir çalışmayı önümüze koymaktadır.

    Ümit Şimşek ise “Risale-i Nur’un Hadis Müdafaası Üzerinden Bazı Düşünce ve Teklifler” isimli makalesiyle “ümmetin bugün ıslahının çözümü olarak” teklif ettiği “nübüvvet tavrı” üzerinde durduktan sonra, hadislerin değişmeyen değerine değinir, neler yapılmamalı ve neler yapılmalı konusunda tekliflerini sıralamaktadır.

    Abidin Kartal “Medine Vesikası’ndan Medine Pazarına Dersler” isimli makalesine “insanın bu dünyada kendi yaptığının, ürettiğinin esiri olması, onu karanlık zindanlara hapsediyor, insanlık karanlıklardan çıkış yolları arıyor” diyerek başlar ve insanlığın, Medine Vesikası’ndan ve Medine pazarından alacağı derslerin ona çıkış yollarını göstereceği tezini ortaya atar. Nihayette, imanın hayat devresinin Medine olduğuna dikkat çekilir.

    Mustafa Said İşeri “Risale-i Nur’da Delailü’l İ’caz ve Esrarü’l Belagat” isimli makalesinde Risale-i Nur’da kendisine ve eserlerine atıf yapılan Abdülkahir Cürcani ile iki şaheseri olan Delailü’l İ’caz ve Esrarü’l Belagat’ı incelemekte ve bu eserlerin Risale-i Nur’daki iz düşümleri ve yansımalarının neler olduğunun izini sürmektedir.

    Prof. Dr. Mustafa Ekinci “Müsbet Hareket Açısından İslam Tarihindeki Uygulamalar ve Bediüzzaman Said Nursi” isimli makalesinde Bediüzzaman Said Nursi’nin, İslamî ilimlerin tamamına vakıf olduğu gibi İslam tarihinde meydana gelmiş önemli tarihî olayların ve isyanların tamamı hakkında da bilgi sahibi olduğunu ifade etmektedir. Bediüzzaman Said Nursi’nin selef-i salihin dediği ve çeşitli vesilelerle övdüğü Hasan-ı Basrî ve onun gibi düşünen İbrahim en-Nehaî, eş-Şa’bî, İmam Malik, Ahmed ibn Hanbel, İmam Eş’arî ve İmam Rabbanî’nin bu konudaki görüşlerini benimsemiş ve onların hareket tarzlarını takip etmiştir. Bununla beraber “zalim yönetici”lere asla boyun eğmemiş, siyasî ve ilmî istibdada karşı çıkmış ve onlara karşı müsbet hareket tarzı diyebileceğimiz sonuç alıcı yöntemleri takip etmeye çalışmış olduğu vurgulanmaktadır.

    Ömer Faruk Uysal “Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Adalet” makalesine bir tevhid ve adalet tablosu ile başlar. “Tevhid elbette İslam’ın en önemli, en temel ilkesi ve hakikatidir. Diğer ilkeler ise tevhide dayanır ve tevhidin olmazsa olmazıdır” diyerek tevhid / adalet ilişkisi üzerinde durmaktadır.

    Doç. Dr. Ahmet Yıldız ise “İslam’ın Milli Görünümlerinden Müslümanların Milliyetçilikle Serencamına” isimli, makalesiyle yer almaktadır. Son olarak Risale-i Nur’da Hadis Müdafaası” muhtevalı hazırladığımız metin yer almaktadır. Sizi yazılarla baş başa bırakırken bir sonraki sayımızda görüşmek üzere inşallah.

    Haziran 2018


    We are in the presence of you again with quality articles which contribute to their fields in the number 140 of Köprü/Bridge journal. In this issue, we gave place to articles written in different topics. There are a total of nine works in our journal. There are eight articles and selected passages of hadiths from Risale-i Nur.

    Our initial article is an article titled “The Birth and Concept of Unity of Islam and Unity of Islam in Risale-i Nur” which was written by Ahmet Nazlı. In this study, the birth and development of the idea of “ittihad-i Islam” which emerged in the recent periods of the Ottoman state; caliphate, the Turkism, the Ottomanism, the Panislamism and the ideas like ummahism and their connection with ittihad-ı Islam are discussed for the period between the end of 19th century and the beginning of the 20th century. And in this environment, it is stated that advocating the idea of unity of Islam (ittihad-i Islam) is in fact a kind of “political Islamism”. The article suggests that the idea of unity of Islam is a reflection of political Islamism and puts forward that it as a modern, political thought.

    Adem Dölek with article entitled “The Protection and Defence of Sunnah” states that everything conveyed verbally and actually from Prophet Muhammad is called “sunnah”, and when they are written, it is called “hadith”. The study shows that the factors that influence the maintenance of sunnah, the process of identification and preservation of hadiths in writings, the arrangement of hadiths, and finally the journeys made for the preservation of the hadiths were in a very delicate and accurate manner.

    Ümit Şimşek emphasized that he sees the prophethood attitude as the solution of the ummah today in his article “Some Thoughts and Recommendations from the Hadith Advocacy in Risale-i Nur”. After mentioning the unchangeable value of the hadiths, he has presented his offers by listing what should and what should not be done.

    Abidin Kartal starts his article entitled “The Lessons from the Medina Document and Medina Bazaar” by stating that man becomes a prisoner of his production, which imprisones him in dark dungeons, and he is searching for ways out of the darkness of mankind. Moreover, this article defends the thesis that mankind has a lot to learn and apply from the Medina Document and Medina market Finally, he points out that the life stage of faith is Medina.

    Mustafa Said İşeri discusses the reflections of Abd al-Qahir al-Jurjani’s two masterpieces Dala’il al-I’jaz and Asrar al-Balaghah on Risale-i Nur collection in his article “Dala’il al-I’jaz and Asrar al-Balaghah in Risale-i Nur”.

    In his article “Practices in Islamic History in the aspect of Positive Movement and Bediuzzaman Said Nursi”, Mustafa Ekinci expresses that Bediüzzaman Said has knowledge about all Islamic sciences and all important historical events and rebellions which have occurred in Islamic history. Bediuzzaman Said Nursi called the following Islamic figures as salafi salihin and praised them: Hasan al-Basri and Ibrahim al-Nahai, al-Sha’bi, Imam Malik, Ahmed ibn Hanbal, Imam Ash’ari and Imam Rabbanî. He accepted their opinions on many subjects and has followed their way. It is also emphasized that they have never subjugated to the cruel rulers, have opposed political and scientific oppression, and have tried to follow the resultant methods of “positive movement” against them.

    Ömer Faruk Uysal begins with a Tawhid and Justice portrait in his article “The Word of Tawhid and The Word of Justice”. He says that “Tawheed, of course, is the most important, fundamental principle and truth of Islam. The other principles are based on tawhid, and they are tied to tawhid.” He, therefore, underlines the relationship between tawhid and justice.

    Also there is an article of Ahmet Yıldız entitled “From the National Manifestations of Islam to the Experience of the Muslims with Nationalism.” Finally, there is the text that we prepared for the Hadith advocacy content in Risale-i Nur. While leaving you with articles, we hope to be in the presence of you with the subsequent issues.

    June 2018